Parfümün Dansı
Parfümün Dansı’nı, kuzenim Meltem, yılın başında, okuyacağım kitapları planlarken tavsiye etmişti. Ancak okuma sırası geldi :)
İşyerinden bir arkadaşım, kitabın aslında ilk basılan yıllarında adının “Pancarın Dansı” olduğunu söylediğinde çok şaşırmıştım ama kitabı okumaya başladığımda ilk cümlenin
Pancar sebzelerin en keskinidir.
olduğunu gördüğümde şaşkınlığım ve merakım daha da arttı.
Kitabın yayıncısı Ömer Faruk’un önsözü de kitapta anlatılan hikâye kadar ilgimi çekti açıkçası, sizin de çok ilginç bulacağınızı düşünüyorum.
Tom Robbinson’ın genel olarak enteresan bir hikaye anlatım tarzı var ama gerçekten insanı içine çekiyor ve büyük bir heyecanla okuyorsunuz Alobar ve Kudra’nın hikayesini. Pek tabi Priscilla, V’lu, Madame Devalier, Marcel LeFever ve Wiggs Danyboy’un hikayesini :)
Tabii ki her zamanki gibi kitaptan hoşuma giden bir pasajı’da vermeden geçemeyeceğim
Hayat yağmacılar arasındaki sonu gelmez bir mücadeleyken, sağ kalmak için her an savaş verilen bir meydanken, sürüngen bilinci şarttı. Denizler aşılacak, vahşi kıtalar keşfedilecek, oralara sert koşullar altında yerleşilecek, tarım öğrenilecek, madencilik yapılacak, uygarlık kurulacaksa, o zaman memeli bilinci gerekliydi. Sosyal ve ailesel açıdan hala da gereklidir ama egemen olmamalıdır.
Bu fiziksel sınırlar artık aşılmalıdır. Sanayi Devrimi kendini tüketmiştir. Bizim yaşadığımız yüksek teknoloji çağında, memeli duyarlığının sert ve kaba tutumu artık yardımcı değil, engeldir. (Sürüngen duyarlığın o savunma tutumu ise, delilik sayılacak kadar tehlikelidir.) Bize fiziksel saldırganlığı daha az bir insan beyni gerekli şimdi. Daha sakin, düşünceli, yumuşak davranışlı, esnek kişilikler gereklidir. Ancak o zaman varlığımızı sürdürebiliriz bu yeni sistemde. Ancak o zaman bir sonraki evrim aşamasına katılabiliriz.
Erleichda
Bu yazı 1215 defa okundu
- Trello ile Yeni Yıl Hedeflerinize Ulaşın - 16/11/2024
- 2016’da Neler Okudum - 16/01/2017
- Bir de Piri ile Gez - 09/01/2017
Bir yanıt yazın